Adet, regl veya bilimsel adı ile menstrüasyon dönemi; sağlıklı her kadının bir ay döngüsü içerisinde geçirmesi gereken süreçtir. Kadın üreme döngüsünün önemli bir parçasıdır. Adet döngüsü olarak bahsedilen süreç, endokrin sistemdeki hormon seviyelerinin yükselip alçalması ile tetiklenir. Normal sayılabilecek bir adet döngüsü için, adetin birinci günü ile diğer adet döngüsünün birinci günü arasında geçen süre 21 günden az, 35 günden ise fazla olmamalıdır. Bu döngüde yaşanan sapmalar adet gecikmesi durumunu ortaya koyar. Her iki durumun da tekrarı söz konusu olduğunda sağlık açısından bir muayenenin düşünülmesi gerekir.

Üreme süreci gerçekleştirebilecek her kadın döngüsel süreç içerisinde FSH hormonunun da etkisi ile yumurtalığında her ay bir yumurta oluşur ve büyür. Yumurta belirli bir olgunluğa geldikten sonra ovulasyon işlemi gerçekleşir ve büyüyen yumurta yumurtalıktan atılarak korpus luteum hücresi adını alır. Bu hücre bebeğin rahime tutunabilmesi için gerekli bir hormon olan progesteronu salgılar. Eğer sperm hücresi ile o sırada karşılaşırsa gebelik oluşumu başlar. Böyle bir durum söz konusu olmazsa korpus luteum adlı hücre belli bir süre içerisinde kaybolur ve ilgili hormon azalmaya başlar. Adet döngüsünde oluşan kanamanın sebebi de bu hormonun azalması ile alakalıdır.

Adet Gecikmesinin Nedenleri: Hormonal Dengesizlikten Strese

Genel bir ifade ile vücutta bulunan hormonların uyumlu çalışması menstrüasyon döneminin düzenine etki eden önemli bir faktördür. Bütün bunların yanında adet gecikmesi sebepleri olarak birden fazla neden sayılabilir. Bunlardan ilki olası gebelik sürecinin başlangıcıdır. Eğer oluşum gösteren yumurta, çatlama işleminden sonra sperm hücresi ile karşılaşırsa döllenme gerçekleşir ve gebelik oluşumu başlar. Aktif bir cinsel hayatı olan kadınlar normal regl döngülerinde gecikme yaşarlarsa bunun sebebi hamilelik olabilir. Bu durumda bir test yaptırmak sebeple ilgili emin olmak açısından yararlı olacaktır.

Hamile değilken adet gecikmesi faktörlerinden bir tanesi de polikistik over sendromudur. Hayat kalitesini ciddi bir şekilde etkileyen polikistik over (PCOS) sendromu bir endokrin bozukluk olup adet gecikmesine sebebiyet verebilir. Yumurtalıkların yapısında minik kistik kütlelerin görüldüğü bir rahatsızlıktır. Normalde her ay döngüsünde oluşup çatlaması gereken yumurta burada çatlayamaz ve bu sırada erkeklik hormonu dediğimiz androjen salgılanmaya başlar. Bu da süreç içerisinde tüylenme ve sivilcelenme gibi durumlara sebebiyet verir.

Adet gecikmesi nedenleri konusunda; hava değişimi, aşırı stres gibi faktörler de içsel olarak salgılanan hormon süreçlerini etkiler. Özellikle belli süreçlerde, önemli dönüm noktalarında, köklü veyahut kısmi değişikliklerde yapılan stres; adet döngüsünü geciktirebileceği gibi ağrılı bir süreç geçirmenize de sebebiyet verebilir. Ayrıca stresten adet gecikmesi yaşamanızı da kaçınılmaz kılar.

Beyindeki hipotalamus adlı bölge, olumsuz duygu durumundan etkilenerek hormonlar da değişime neden olur. Bunların yanında kilo alma verme, aşırı ve yoğun egzersiz durumları da hormon dengesini değiştirerek sapmalara sebep olur. Bu da regl döngüsünün bozulmasına sebebiyet verir. Tiroid bozukluğunun olduğu durumlarda ilgili hormonun az veya çok çalışması durumu da adet döngüsünü bozabilecek niteliktedir.

Ayrıca menopoz diye bilinen ve kadınların doğurganlığının artık bittiği ve regl görmeyeceğini ifade eden dönem de döngü değişimi yaşanabilir. Bununla birlikte erken menopoz döneminde ise regl sürecinde gelen kan ya bir anda kesilir ya da gecikmeler meydana gelir.

Adet Gecikmesi ve Belirtileri

Regl sürecinin bozulmasına sebebiyet veren adet gecikmesi belirtileri bize bir şeylerin ters gittiğinin bilgisini verir niteliktedir. Bunlar memede şişkinlik, özellikle karın ve bel bölgesinde ağrı durumu, sinirli durumlar ve geçmeyen kasık ağrıları şeklinde sıralanabilir. Aynı zamanda adet gecikmesi ve beyaz akıntı durumunda da vajinal kuruluk, kramplar da önemli birer belirteç olarak düşünülebilir. Beyaz akıntı durumu yoğunsa, kaşıntı varsa ve kokulu ise o zaman bir doktora görünmek kritik bir önem taşıyacaktır.

Adet gecikmesi yaşayanlar, öncelikle olduysa hayat standartlarındaki değişimi, değiştirdikleri günlük rutinleri, iş veya aile yaşamındaki olan farklılıkları göz önüne alarak bu döngünün değişimine nelerin etki ettiğini gözlemleyebilir. Bunun yanında tabi süreç içerisinde bir uzman desteği almak olan durumu onarıcı sonuçlar doğuracaktır.

Adet gecikmesi yukarıda bahsettiğimiz sebeplerin yanında belli durumlarda veya dönemlerde de pek tabi gerçekleşebilir. Bunlardan bir tanesi korunurken adet gecikmesi olarak karşımıza çıkar. Bu süreç doğum kontrol hapları ile sağlanır. Bu sayede hormon değişimi gerçekleşen vücutta regl döngüsünün gecikmesi gerçekleşir. Belli aralıklarla alınan bu hapların bırakılmasının ardından regl birkaç aylık süre içerisinde denge durumuna yeniden girmeye hazır hâle gelir.

Bir diğer adet gecikmesi sebebi de doğum sonrası dönemdir. Doğumdan sonra adet gecikmesi durumu annenin durumuna göre değişiklik gösterir. Burada emzirme durumu devreye girer. Emzirme süreci esnasında salgılanan memede süt yapımını sağlayan prolaktin gibi hormonlar regl oluşumunu engeller. Yani emzirirken adet gecikmesi sürecinin bitmesi ve sağlıklı bir adet döngüsüne devam edebilmek için öncelikli olarak emzirme sürecinin bitmesi gerekir.

Bunların yanında ilk ilişkiden sonra adet gecikmesi söz konusu olabilir. İlişki sonrası gecikme normalde görülebilir bir durumdur. İlişki sırasında yapılan yanlışlar, psikolojik durum, kızlık zarının yapısı gibi faktörler ilişki sonrası olası gecikmeyi tetikleyebilir. Fakat uzun soluklu bir gecikme olması durumunda başka bir hastalık veya olası bir gebelik durumu için kontrol sağlanması ve test yapılması önemlidir.

Leave a Reply